KONDORDATO BAŞVURULARINA SIKI DENETİM GELİYOR

Konkordato, çeşitli nedenlerle geçici ekonomik zorluklar yaşayan şirketlere, şirketin iflas etmesi durumunda ortaya çıkabilecek sosyo-ekonomik olumsuzluklar göz önünde bulundurularak, belirli bir mühlet verilmesidir. Bu sürede, şirketin kendini toplaması için, alacaklıların takibi durdurulmakta, yeniden yapılanmasına izin verilmektedir.

Tabidir ki, iflas kadar büyük etkileri olmasa da, konkordatonun da özellikle küçük alacaklılar üzerinde büyük etkileri olmakta ve bu etki zincirleme olarak ekonomiye yansımaktadır.

Kanun koyucu, konkordatonun kötüye kullanılmasını engellemek maksadıyla, kondordato ön projesi kapsamında hazırlanan ön projenin gerçekleşme ihtimalini değerlendirdiği “finansal analiz raporu”nun bir bağımsız denetim şirketi tarafından hazırlanmasını öngörmüştür. Raporda, ön projenin gerçekçi olup olmadığı değerlendirilmekte ve buna uygun görüş verilmektedir. Burada denetim şirketinin vereceği güvence, ön proje tarihi verileri içermediği için “makul bir güvence” değildir.

Denetim şirketlerinin, ön projeye, bir başka ifade ile, tahminlere güvence vermesi, kondordata uygulamasının kötüye kullanılması yönünde piyasada bir algı oluşturmuştur. Geçmiş verilerin denetlenmemesi, sadece tahminlerin değerlendirilmesi denetim şirketlerinden beklenen faydanın bu süreçte elde edilememesi sonucunu doğurmuştur. Hatta, birçok kanunun asıl amacı dışında, kondordatonun kullanıldığı yönünde birçok haber medyada yer almaya başlamıştır. Denetim şirketi sayısının çokluğu, denetimin kapsamının anlaşılamaması, bu alanda denetim ücretlerini düşürmüş, denetim raporu verme süresi oldukça kısalmıştır. Dolayısıyla denetim raporundan beklenen fayda elde edilememiştir.

Bu aksaklıklar neticesinde, kanun koyucu kondordata uygulamasını tekrar düzenleme ihtiyacı görmüştür. Hazırlanan taslakla, İcra İflas Kanununun 286 maddesinin tekrar değiştirilerek, denetim firmalarının niteliğinin yükseltilmesi ve denetimin kapsamının belirgin hale getirilmesi amaçlanmaktadır.

Taslak üç önemli düzenleme içermektedir.

  1. KGK’dan yetki almış her denetim şirketi kondordato ön projesini denetleyemeyecektir. Denetim şirketinin KAYİK denetimi için yetkilendirilmiş olması gereklidir. Bu düzenleme, denetim yapabilecek şirket sayısını 264’ten, 102’ye düşürecektir.
  2. Denetim şirketi tarafından makul güvence verilecektir. Makul güvence verilebilmesi için şirketin ön projesinin temelini oluşturan tarihi finansal verilerinin denetlenmesi gereklidir. Bunun için, denetim şirketi, denetim standartlarına göre denetim faaliyetini yürütecek, şirketin varlıklarına ve borçlarına güvence verecektir. Güvence verebilmek için ise ilgili denetim tekniklerini uygulamak zorunludur. Örneğin, alacaklar ve borçlar için örnekleme dayalı olarak doğrulama yapılması gerekliliği söz konusu olmaktadır.
  3. Denetim şirketlerinin idari ve cezayı sorumlulukları kanun kapsamında tekrar hatırlatılmıştır. Denetim şirketleri yaptığı her denetimi KGK’ya bildirmek zorundadır. Bu kapsamda yapılan denetimler KGK’ya bildirilecek ve denetim mevzuatından doğan idari ve cezayı sorumluluklar yapılan bu faaliyette de geçerli olacaktır.

Kondordata uygulamasında ortaya çıkan boşluklar, kısa sürede İcra-İflas Kanununun tekrar düzenlenmesini zorunlu hale getirmiştir. Kötü niyetli şirketlerin, kondordato yoluyla ekonomiyi olumsuz etkileme çabaları yapılan bu değişiklikler kısmen engellenebilecektir.

Karar Bağımsız Denetim Danışmanlık