KONKORDATO TALEPLERİNDE DENETİM ŞİRKETLERİNE BÜYÜK ROL

İcra-İflas Kanunu değişikliği (5071 sayılı Kanun) ile iflas ertelemesi müessesi tamamen ortadan kaldırılmıştır. İflas ertelemenin çoğu zaman kötü niyetli olarak kullanılması ve bir türlü amacına uygun sonuçlar elde edilememesi, uygulamanın tamamen ortadan kalmasına yol açmıştır. Ancak, iflas edecek şirketin ortaya çıkaracağı sosyal anlamda birçok olumsuz etki de, bir gerçek olarak ortada durmaktadır. Bu kapsamda, yeni değişiklikle, iflas ertelemenin yerine, konkordato uygulaması ön plana çıkarılmıştır. İcra-İflas Kanunundaki konkordato ile ilgili 285 ve devamı maddeler tamamen değiştirilmiştir.  Yeni konkordato uygulaması, eski iflas erteleme müessesi ile bazı benzer hükümleri uygulamaya koymuştur. İyileştirme projesinin yerini, konkordato projesi almış gibi görülmektedir. Konkordato için mahkemeye başvuran şirket (veya bu şirketin alacaklısı) konkordato projesi hazırlamak ve konkordato talebine, proje ile birlikte bazı belgeleri de eklemek zorundadır. Bu belgelerden en önemlisi, bir bağımsız denetim şirketi tarafından hazırlanan ve konkordato ön projesinde yer alan teklifin gerçekleşmesinin kuvvetle muhtemele olduğunu gösteren rapordur. Kanun bu raporu, “finansal analiz raporları ve dayanakları” olarak ifade etmektedir. Kanuna göre, raporun denetçiler tarafından bireysel olarak hazırlanması mümkün değildir, raporun bir denetim şirketi çatısı altında düzenlenmesi gereklidir. Raporda, ön projenin gerçekçi olup olmadığı değerlendirilecek ve buna uygun görüş verilecektir. Tabidir ki, burada denetim şirketinin vereceği güvence “makul bir güvence” olmayacaktır. Çünkü, ön proje, fiili sonuçlardan ziyade, gelecek beklentilerini yansıtacaktır. Bu nedenle, güvence türü, kısıtlı güvence olacaktır.

Mahkeme, belgelerin eksiksiz olduğunu tespit ederse, derhal geçici mühlet kararı verecektir. Bu kararla birlikte, mahkeme geçici konkordato komiseri de görevlendirecektir. Komiser sayısı, 3’e kadar çıkabilecektir. İflas ertelemedeki kayyım yerini, yeni uygulamada komiser almaktadır. Geçici mühlet 3 aydır. Bu süre en fazla iki ay daha uzatılabilir. Ancak, her hâlükârda 5 aylık geçici mühlet süresi aşılamaz. Mahkeme, geçici mühlet süresinde, kesin mühlet hakkında karar verir.  Konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması hâlinde borçluya bir yıllık kesin mühlet verilir. Bu süreçte, denetim şirketinin vereceği rapor temel rol oynayacaktır. Ön projesinin başarı şansını denetim şirketi, yaptığı analizlerle ortaya koyacaktır. Kesin mühlet, komiser raporuna göre en fazla 6 ay uzatılabilecektir.

Konkordato uygulaması, iflas ertelemedeki 5 yıllık maksimum süreyi yaklaşık 1,5 yıla düşürmüştür. Bu nedenle, ön projede yer alan iyileştirme projelerinin daha çok kısa vadeli olması gerekmektedir. İflas ertelemedeki gibi afaki projelerin, ön projede yer almasının önü kesilmiştir. Denetim şirketinin sürece girmesi uygulamanın objektifliğine ve güvenilirliğine büyük katkı sağlayacaktır.

Karar Bağımsız Denetim Danışmanlık