TÜRMOB VE KGK ARASINDA SIKIŞMAK

Denetçilere eğitim zorunluğu ilk olarak Sermaye Piyasası Kurulu (“SPK”) tarafından geçirilmiştir. Denetim faaliyetlerini bir dönem düzenleyen SPK, denetçilere lisanslarını yenilemek için zorunlu eğitim öngörmüştür. Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu’nun (“KGK”) kurulmasından sonra, denetçilere ilişkin düzenleme yapma yetkisi bu kuruma geçmiştir. KGK, 4.11.2017 tarihinde yayınladığı “Bağımsız Denetçiler İçin Sürekli Eğitim Tebliği” ile denetçilere 3 yıllık dönem için 120 saat eğitim zorunluğu getirmiştir.

Denetim dinamik bir yapıya sahiptir. Bu dinamik yapıya ayak uydurulabilmesi için denetçilerin mutlaka, standartlarda, ekonomide, teknolojide vb. alanlarda değişimleri takibi zorunludur. Bazen, işlerin yoğunluğu içinde değişimlerin gerisinde kalmak sözkonusu olmaktadır. Bu ise en önemli etik ilkelerden biri olan “mesleki yeterlilik ve özen” ilkesinin ihlali anlamına gelmektedir. Mesleki yeterliğinin korunması ve denetimin kalitesinin artması bakımından eğitim önemli bir araçtır. Ancak, mesleki yeterliliğin korunması ile denetim kalitesinin arttırılmasında birçok yöntem daha bulunmaktadır. Bunların başında, denetimin bir ihtiyaç haline getirilmesi ve şirketlerin kaliteli denetim hizmetini kendilerinin talep edeceği bir piyasanın oluşturulması gelmektedir. Böyle bir piyasada zaten denetçi mesleki yeterliğini sürekli koruyacak ve işini özenle yürütecektir. Ancak, bu tür bir denetim piyasasının oluşturulması oldukça zahmetlidir. Meslek örgütlerinin ve düzenleyici kurumların işin şekli yerine özünü ile ilgilenmelerini gerektirir. En basiti ise, diğer hiçbir aksaklıkla uğraşmadan eğitim zorunluğu getirmektedir. Bu zorunluluk hiçbir problemi çözmeyecektir. Bu alan bazıları tarafından gelir kapısı, bazıları tarafından ise, denetimin maliyeti olarak görülecek ve şeklen bir takım faaliyetler yürütülecektir. Nitekim, KGK’nın ardından, Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği’nin (“TÜRMOB”) bir tebliği ile tüm SMMM ve YMM’lere de eğitim zorunluğu getirmesi, kurumların olaya yaklaşımını net olarak göstermektedir. Kurulduğu günden bu yana böyle bir eğitim zorunluğu hissetmeyen TÜRMOB’un bir anda böyle bir zorunluğu hissetmesi akla uygun değildir. TÜRMOB’un düzenlemesi, bu alanda otorite kim yarışından başka bir şey gibi durmamaktadır. Burada bir rant varsa, bu rant benimdir denmektedir. Mesleğin kalitesini arttırmanın birçok yolu varken, eğitimi bir anda keşfetmek SMMM ve YMM’leri bir gelir kapısı görmekten başka bir şey değildir. Denetim dahil, mesleki ücretlerin oldukça düşük olduğu, birçok muhasebe skandalına karışan şirketlerin meslek mensuplarının ve denetçilerinin ciddi yaptırımlarla karşı karşıya kalmadığı, sürekli aflarla mesleğin itibarinin yerle bir edildiği, şirketlerin denetim için ayrı, tam tasdik için ayrı, KDV iadesi hizmetleri için ayrı ücret ödemek zorunda kaldığı bir piyasa, sadece eğitim zorunluğu ile düzelmez. Eğitim zorunluğu, artan maliyet nedeniyle belki de kaliteyi daha da bozabilir.

Karar Bağımsız Denetim Danışmanlık